20 Mayıs 2013 Pazartesi

Güzel haber bekleyenlere…

Ülkedeki olumlu-olumsuz olayları, iktidarın siyasi çizgisine göre farklı şekilde yorumlayanlar, sadece bugün değil, her devirde kendilerini açıkça göstermişlerdir.
Bugünlerde de değişen bir şey yok, ne hamam değişmiş, ne tas, ne de kurnanın başında oturanlar.
İsimlerin önemi yok aslında, ne dedikleri ilginç bir şekilde sirayet edip gidiyor.
Vatan Gazetesi Yazarı Ruhat Mengi, “iyi haberi” mumla arıyormuş, sevsinler…
Sadece o değil tabi, “muhalif” olduğunu söyleyen bütün yazarlar, kötü haberlerden şikayetçi.
Ne ilginç ki, “yandaş” dedikleri basın da “kötü habere” gözlerini kapatmış.
İkisi de aynı aslında…
Hem iyisini göreceksin, hem kötüsünü.
Ama Ruhat Mengi hiç göremeyenlerden.
Muhtemelen iyi haberi bulamamasının nedeni kesinlikle bulunduğu gazetedir bunu iyi bilsin.
Eğer Ruhat hanımı Sabah Gazetesine transfer edersek, bir anda her gün yüzlerce iyi haberi bulup, buluşturur ve önümüze “yersek” diye sunar.
Daha önce yaptıkları gibi…
İnsanlar ilkeli olmalı…
Olayları değerlendirirken kör bir muhalefet anlayışına da, gözü kapalı bir tarafgirlik anlayışına da sahip olmamalı.
Bir olay iyiyse iyidir, kötüyse kötüdür.
Bunun için iktidarda olana göre değişen bir değerlendirme, sizin iyi niyetli bir amacınızın olmadığını gösterir.
Gelelim iyi haberlere…
Türkiye’de çok kötü şeyler oluyor…
Yoksulluk halen var…
İnsanlar fikirlerini özgürce ifade etmesinin önünde, yasal düzenlemelere rağmen uygulama sorunu var.
Bazı alışmışlar, kudurmuştan beter olurmuş derler…
Bir türlü eski alışkanlıklarını kıramayanlar var.
Halen şiddet var; kadına, çocuğa, gence, yaşlıya…
Aile içi şiddeti önleyemeyen, engelliye kötü muameleyi bir türlü sonlandıramayan yapıdayız.
En ufak olayda “kavga” çıkarmakta üstümüze yok, burnumuzdan soluyoruz.
Bunlar iyi haber değildi elbet.
Ruhat Mengi’nin bu olayları “iyi” olarak mı, “kötü” olarak mı değerlendirdiğini bilemediğimden, ortaya söyledim.
Ama iyi haberler var elbet.
Mesela barış var…
30 yıldır akan kanın durması gündemde…
Silaha akan para, çok daha başka alanlara kaydırılacak ve toplum bir kat daha iyileşecek.
IMF’ye olan borç bitti, belki bu iyi haberdir…
52 yıldır kapısında nöbet tuttuğumuz, bütün hakaretleri sinemize attığımız, küçümsemelerine aldırmadığımız kapıdan başımız dik ayrılıyoruz.
İyi haber çok, okumayı bilirsen…
Mesela darbeciler eskisi gibi cirit atamıyor.
Darbe planı yapıp, çoluk çocuk demeden havaya uçurmayı düşleyenler, o ortamı bulamıyor.
İyi haber ülke içinde de var, ülke dışında da…
Mesela ABD’de el pençe divan duran bir başbakan yok.
Ama halen burnumuzun dibindeki Suriye’yle sorunlarımız pek çok.
İçeride “dış güçlere destek olan” bir muhalefetimiz bile var.
Ruhat hanım, her iyi haber görmek istediğinde “yandaş” diye suçladığı gazetelere baksın, her gün onlarcasını okuyabilir.
Sağlıktaki değişimi, ekonomideki düzelmeyi, ilk kez yapılan dev ihaleleri, üniversiteleri, dönüşen hava terminallerini, duble yolları ve daha nicelerini…
Ama bana kötü haber diye atılan demokratik adımları örnek göstermesin…
Barışı bize kötü haber olarak sunmasın, savaşın sürmesi için didinip durmasın.
Kötü haber olarak gazetecilik dışında “darbecilik” yapanları bize düşünce suçlusu diye yutturmaya kalkışmasın.
Bu ülkede her gün yüzlerce kötü haber var.
Ne acı ki, dün de vardı, bugün de var.
Ama dün görmediklerini, bugün görmeye başlamaları, onların asıl amacını gösteriyor.
Onlara göre “düşünceleri iktidarda değilse” her şey kötüdür.
Ama düşünceleri iktidardaysa her kötülük, mis gibi iyiliktir.
Hep öyle yutturdular bize…
Veya yutturduğunu sandılar; sindirerek, korkutarak, ürküterek, baskı kurarak…
Bence dertleri şimdi aynısını yapamamalarında, sorunlarda değil.

Twitimden seçmeler
Sevgi dolu bir yüreğe sahipseniz, dünyanın en zengini olduğunuza kuşku duymayın.
www.naifkarabatak.net

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz her zaman yol gösterici olacaktır, teşekkürler