1 Nisan 2013 Pazartesi

Psikopatlar tarafından yönetilmek!

Onların acıması yok, herhangimiz gibi bir vicdan taşımıyorlar. Yaptıkları vahşetten bir pişmanlık da duymuyorlar.
Dahası da var.
İkna kabiliyetleri çok yüksek...
Cazibelerini kullanmada pek mahirler.
Çok değerli olduklarına inanıyor ve buna karşıyı da inandırıyorlar.
Herkesi kullanabilecek bir kabiliyete de sahipler.
Kimin ne düşündüğü umurlarında olmuyor.
Yaptıkları veya yapacakları eylemlerin sonucunu önemsemiyorlar.
Hatta toplumsal, ahlaki ve yasal sonuçlarını hesaba bile katmıyorlar.
Bazen “çok önemli” birisi olurken, bazen “sıradan” birisi haline dönüşebiliyorlar.
Zayıfları çok kolay tahmin ederek, bunlardan çok daha fazla istifade edebiliyorlar.
Araştırmalara göre psikopat olan seri katiller, bu özelliklere sahip.
Ama sıkı durun…
Bu özelliğe sahip başkaları da var.
Kim mi, yönetenler mesela…
Yani liderler, siyasiler!
Birçok ülkenin liderinin özelliği, psikopatlarla benzerlik gösteriyor.
Dün Radikal Gazetesinde yer alan bir kitap tanıtımında bu bilgileri görünce, bugüne dek birçok diktatörü psikopat olarak tarif etmekte yanılmadığımı anladım.
Prof.Kevin Dutton’un “Olağan Psikopatlar” (Ermişler, Casuslar ve Seri Katillerden Hayat Dersleri) adlı eserinde insanı şok edecek bilgiler yer alıyor.
Psikopatların bu özellikler taşıması olağan karşılanırken, aynı özelliklerin milyonları idare eden liderlerde olması ise kan donduracak kadar korkutucu.
Peki bu özellikte kimler var dersiniz?
Başta John. F. Kennedy ve Bill Clinton olmak üzere, aralarında Roosevelt’lerin de bulunduğu bazı ABD başkanlarının benzer özelliklere sahip oldukları söyleniyor.
Elbette ki günümüze döndüğümüzde dünyanın içinde bulunduğu durumu da hesapladığımızda çok daha farklı örneklerini görebiliyoruz.
Mesela Beşar Esad, mesela Saddam Hüseyin…
Veya Libya’nın lideri Muammer Kaddafi…
Daha çok elbet…
Arap Baharıyla esen rüzgârdan etkilenen her ülkede psikopat bir lider vardı.
Halen kışını yaşayan ülkelerde ise görevde olan psikopatların, ne zaman ne yapacağını kestiremeden yaşamını sürdürmeye çalışan insanlar var.
Kitaptaki bilgilere göre “Beyinlerinin duygu bölgesinde hasar var”mış.
Sadece liderler değil elbet.
Psikopatlar bu toplumdan çıkıyorsa, o toplumda yer alan diğer mesleklerde de benzer özelliğe sahip ama “sıradan” görünenlerle birlikte yaşıyor olmanıza da şaşırmamak gerekiyor.
Hatta bunun içinde avukat da var, gazeteci de, doktor da, hakim de, savcı da…
Devlet adına veya bir örgüt adına görev yapan ajanları unutmayın.
Ve şunu da unutmayın ki, bu insanlar zevk alarak “vahşet” yapıyor veya vahşete imza atıyor.
Bir ülkenin lideriyse halkını ateşe atmaktan da, onlara silah sıkmaktan da, hepsini yakmaktan da, her tarafı yıkmaktan da imtina etmiyorlar.
Aslında suçu sadece psikopatlara bağlamak ve dünyanın kirliliğinden onları suçlamak haksızlık…
Bir otopark kavgasını vahşete dönüştüren,
Kırmızı ışıkta geçişi katliama çeviren,
Korna çaldı diye hayatıyla ödeten,
“Ben önce geldim” tartışmasından kan çıkaran,
Sonuçta bir yarışma olan maçları katliama çeviren,
Öz oğlunu, eşini, babasını, annesini, canı gibi sevdiğini söylediği genç kızı hiç gözünü kırpmadan katleden,
Bir anlık zevki için insanların hayatını karartan,
Daha çok kazanayım diye koca toplumu zehirleyecek ürünleri pazarlayan,
Ve daha sayamadığım özelliğe sahip insanlar hangi toplumdan çıkıyor?
Yaşadığımız ortamda, anlamsız bir kavganın 30 yılda 50 bin insanın canına mal olduğunu bile bile sürmesi için çaba harcamak, sağlıklı bir insanın özelliğine mi uyuyor?
Sırf kendisi iktidar olsun, gücü elinde bulundursun, daha çok kazansın, daha çok servet edinsin diye kurulan terör örgütleri aracılığıyla darbe yapan kamu görevlisi veya siviller sağlıklı bir insan oldukları için mi böyle davranıyorlar?
Silivri’yi dolduranların, darbe planı yaparken kurguladıkları vahşetler, sağlıklı bir insanın “hayal” edeceği şeyler mi?
Ne onlar, ne sokaktaki ağız dalaşını katliama çevirenler, sağlıklı bireyler değil.
Sağlıksız bireylerin çoğaldığı toplumda psikopatların sayısında da artış olması kaçınılmazdır.
Psikopatların arasında yaşamak, ateşle dans etmek olsa gerek…

Twitimden Seçmeler
(Adıyaman’da) “Bu yol bizim yol” diyerek, devletin yolunu parselleyenler, evlerinin önünden geçen “akrabasını” odunla haşat etmişler. Allah akıl fikir versin.
www.naifkarabatak.net

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz her zaman yol gösterici olacaktır, teşekkürler