13 Eylül 2012 Perşembe

Siz filmin neresindesiniz?


Batının İslam düşmanlığı yeni değil. Bugüne kadar bir dine mensup olsalar da, olmasalar da, başka dinlere değil ama özellikle ve bilerek İslam’a saldırmayı marifet bildiler. Bazen peygamberimize, bazen inançlarımıza, bazen değerlerimize saldırdılar.

Bütün bu saldırılarda da çoğunlukla “sanat” maskesini kullanarak, “sanatsal özgürlük”ten yırtmaya çalıştılar.

Bu film oldu, kitap oldu, müzik oldu, karikatür veya başka şey oldu ama hepsinde de hem gerçeğe taban tabana zıt bir içerikle ve aşağılıkça hakaretlerle karşımıza çıktılar.

Oysa bu tür eserlere(!) imza atanlar da biliyordu ki, sanatın en aşağılık seviyesi de tam bu seviyeydi ve bunun özgürlükle, özgür düşünmeyle uzaktan yakından alakası yoktu.

Onlar çok iyi biliyordu ki, en ucuz sanat, küfredilerek yapılan sanattı.

Bunun için tahsile, bilgiye, birikime, donanıma, yüksek bütçeye gerek yoktu.

Ne ünlü yönetmen gerekirdi, ne yüksek ücret isteyen oyuncu.

Ne kostüme gerek vardı, ne mekânların fahiş fiyatla kiralanmasına…

Kamerayı sokak ortasına koyduğunuzda da “sanatsal(!) film çıkarma şansınız vardı.

Ama bu sanat değildi, küfürbazlıktı.

İnanç ve değerlere saldırmak için de yüksek düzeyde bir sanatsal birikiminizin olması, oyunculuk kariyerinizin bulunması gerekmez.

Aptal olmanız ve gerçekleri örtbas edecek kadar da cesaretli olmanız yeterliydi.

Hangi dinden olursa olsun, inançlara hakaret ederek sanat yaptığını sananların tamamının aptal olması boş değildir.

Hepsi yönlendirilebilir…

Lobiler, din düşmanları, ülkelerarası huzursuzluk çıkmasını isteyenlerin dümen suyuna uyarlar.

Bunun için de “yüksek bütçeye” gerek yok.

Hepsi üç kuruşa kırk takla atacak kadar aşağılık insanlardır.

Ve o aşağılıklardan birisi de yine Amerika’da çıktı.

Ama ortaya çıkacak kadar cesareti olmayan, sahte ismin arkasına sığınan ödlek birisi.

Ne filmin yönetmeni belli, ne yapımcısı...

Amerika’nın sembolü haline gelen “Sam Amca”nın ismini kullanarak kendisini gizlemeye, Amerika’yı ise suçlamaya çalışmış.

“Innocence of Muslims” (Müslümanların Masumiyeti) adı verilen film, baştan aşağı İslam düşmanlığı ve peygamberimiz Hazreti Muhammed (sav)’e hakaret dolu.

Filmin duyulmasıyla birlikte birçok ülkede infial oldu, olaylar çıktı, hiç suçu olmayan masum insanlar zarar gördü.

Libya’da Amerika Büyükelçisi de “filmi çeken olmadığı halde” hayatından oldu.

Bütün bunların sanat adına yapıldığını söyleyen bir aklı evvel çıkar mı diye hayret edenlerden değilim.

Benzerleri, her gün ülkemizde de yapılıyor.

Kimi bunu mizah adına yapıyor, kimi piyanonun tuşlarına dokunurken, boşluk verdiği bir anda, kimi resimle, kimi karikatürle ve kimi de dizi veya filmle…

Dikkat ederseniz bizdekiler “bunadığı” veya “beyin ishaline” yakalandığı için bütün bunları yapıyor.

Ama batıdakiler farklı…

Onlar “maşa” olarak bu işi yapıyor.

Yaptıran bilinçli, yapan ise zekâ özürlü…

Tepkiler artınca önce filmin oyuncuları çark etti.

Hepsi de sözleşmişçesine filmi yapanları gizlemeye çalıştı.

Burada sorulması gereken sorular var elbet.

Öncelikle korkuyordunuz, o zaman ne diye film yapıyorsunuz?

Söyledikleriniz doğruysa neyden çekiniyorsunuz?

Bütün eleştirilere verilecek cevabınız yoksa altından kalkamayacağınız işe neden kalkışıyorsunuz?

Verecek cevapları olmadığı için ortada yoklar.

Oysa biliyorlar ki, söylediklerinin hepsi kocaman bir yalan olmasının ötesinde iftira ve iğrençliklerle dolu.

Bütün insanlığı kucaklayan, sevgi ve hoşgörü dinini farklı göstermek, önce kendini kandırmaktır.

Kanlı ve kirli tarihlerini örtbas etmek için illa “sevgi dini” olan İslam’a veya bir başka dine, inanca, mezhebe veya ırka saldırmanın anlamı var mı?

Eğer cesursanız, Kızılderililere ne olduğunu, sırf dersinin rengi farklı diye neler yapıldığını anlatın.

Ülkelere saldırmak ve masum insanları katletmek için kurduğunuz hayali senaryoları filme alın.

Birazcık insanlığınız varsa 11 Eylül’de ikiz kulelere saldıranların gerçek kimliğini ve gerçek niyetini ortaya koyan filmler yapın.

Sizde o yürek yok ama bizde bütün bunları söyleyecek yürek var; hem de hiç bir inanca saldırmadan…

Sahi Amerika bu filmin neresinde?

Twitimden seçmeler
Sanatı küfretmek, hakarette bulunmak, insanların değerlerine saldırmak olarak algılayanlar, ne kadar alçalabildiğini gösterenlerdir!
www.twitter.com/naifkarabatak

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz her zaman yol gösterici olacaktır, teşekkürler