18 Eylül 2012 Salı

Mezarlıklar temiz insanlarla dolu!


Aslında ülkeyi bu duruma getirenlerin halay çekip oynaması bile gerekir. İçimizdeki İrlandalılardan sonra içimizde ki kafatasçıların da gün geçtikçe dozajını artırarak kalabalıklaşmaları boşa değil. Terör olayları sürdükçe, kin ve nefret tohumları da artmaya başladı ve daha da artacak gibi gözüküyor. Öyle ki, şehitlerin öcünü, teröristlerin cesedinden alanlar bile çıktı.

Mezarlık basma bunlardan birisi.

Mezarlıktan korkmayan çocuk olduğunu sanmıyorum. Hatta büyüdüklerin de bile hiç değilse “karanlıkta” mezardan korkanlar çoğunluktadır.

Diriden korkmayanların ölüden korkmasının esbap-ı mucizesini de hep merak ederim. Değil mi ya, hiçbir ölü, kalkıp diriyi soymaz da, dövmez de, paramparça etmez de.

Ama ölü soyucular çoktur mesela…

Tarihimiz altın diş arayan mezar soyguncularıyla doludur.

Eskiden “varlığıyla” gömülen cesetlerin olması, mezar soyguncusu diye bir meslek edinilmesini sağlamış.

Hâlbuki “kefenin cebi yoktur” diye boşa söylememişler. Mezara ne koyarsanız koyun, toprağa gömülü bir servet olarak kalacaktır. Ruhu olmayan ceset ise toprak olup gidecektir. Ta ki, öte dünya da herkes yeniden dirilene kadar.

Bu açıdan bakınca ruhu olmayanın sevgisi olamayacağı gibi, nefreti de olamayacaktır. Kendisine bile faydası olmayan, kımıldayamayan, konuşamayan, sağa sola dönemeyen, yüzüne serpilen toprağı silkelemeyen cesedin, bir başkasına zararının olacağı düşünülemez.

Her dinde olduğu gibi İslam’da da ölülere saygı vardır. Her ölü bir naaştır, leş değil.

Eskiden bizim memlekette bir cenaze konvoyu geçtiğinde, esnaflar kapının önüne çıkar, esas duruşta gibi durup, saygısını belirtirdi. Yolda yürüyenler ise durup, cenazenin geçmesini beklerdi.

Bu saygıyı gösterenler, tabutun içinde kimin yattığını önemsemezdi.

Belki fakir birisiydi, belki zengin.

Belki namuslu birisiydi, belki namussuzun önde gideni.

Belki hırsızdı, belki uğursuzdu ve belki de melek gibi bir insandı.

Ama ölüydü…

Ne kimseye zararı olabilirdi, ne kimseye faydası.

Belki faydası olacağı doğruydu.

İbret alınabilirdi, dua edilerek, aynı duadan kendisi de nasiplenebilirdi.

Hakkını helal ederek, hem ölüye destek olurdu, hem affetmenin büyüklüğüne erişirdi.

Bu nedenle de ölülere saygı gösterilirdi.

Eğer suçluysa hesabını görecek olan bizler değildik.

Suçsuz, hatta çok iyi biriyse de ödülünü verecek biz değildik.

Mahşere kalan ve yaratıcının ödül veya ceza vereceği birisini yargılamak kimseye düşmezdi.

Dünyadaki defteri kapanmış olan birisiyle cebelleşmenin mantıklı hiçbir yönü olamazdı.

Ama mantıksız çok yönü olabilirdi.

***

Tıpkı önceki gün Çekmeköy Alemdağ Ekşioğlu Mezarlığında yaşananlar gibi…

Veya sosyal paylaşım sitelerinde terörist cenazelerine karşı duyulan kin ve nefret gibi…

Çekmeköy Alemdağ’da mezarlığa terörist cenazesi gömülmesinin duyulmasından sonra yaşananların İslam’la bağdaştırılması mümkün değil.

Vatandaşlar mezarlığa doğru yürüyüşe geçmiş.

Mezarı açıp, teröriste haddini bildirmeye niyetliler…

Ölüyü, bir kez daha öldürecekler belki.

Hızlarını alamayıp, henüz eti, kemiği çürümemiş cenazeyi çürütecekler…

Polis elbet izin vermemiş.

Kalabalık sloganlarla mezarlığa kadar gelmiş, bir kısmı mezarlığa girmiş de.

Polisler mezarlık yolunu kapatarak, kimsenin girmesine müsaade etmemiş.

Mezarlığı polis beklemeye devam etmiş.

Halen de kontrol altında.

Polis, ölüleri korumak için dirilere barikat kuruyor.

Ölüler, dirilere saldıramayacağından, dirilerin ölülerden öç almasını engellemeye çabalıyor.

İnsanın aklı almıyor ama sanki mezarlığa sadece temiz insanların gireceğine dair bir anlayış var.

Evet, belki iyi insanlar iyi atlara çok daha erken binerek gidiyor.

Ama mezarlıklar, iyilerle dolu değil.

Her görüşten ceset var orada, her inançtan insanlar öylece yatıyor.

İpsizi de, sapsızı da orada.

Arsızı da, namussuzu da…

Hainler de mezarlıkta, vatanseverler de…

Hiçbir şey anlamadan ölen bebeler de orada, yüz yaşını deviren piri faniler de.

Zalimi de var, mazlumu da.

Katili de var, maktulü de.

Evlat acısı çeken de orada, baba katili de.

Mezarlıklarda her türden, her tipten, her anlayıştan ve her yanlıştan insanlar var.

Ve Çekmeköylüler, kendi mezarlıklarında “terörist”e yer yok sanıyorlar.

Mezarlıklarda hep temiz insanların olduğuna eminler…

Mezarlığı kirleten tek cenazeyi de oradan kaldırmak, mezarlığı temizlemek istiyorlar.

Böyle bir anlayış, insanın kanını donduruyor.

Bu davranış, aynı zamanda insanların ne kadar zalim olabileceğini de gösteriyor.

Ölüyü bile rahat bırakmayan yığınlar var.

Bu ölünün terörist olup olmaması hiçbir şeyi değiştirmez.

Twitimden seçmeler
Çocuklar kahvaltı etmeli diyoruz ama yarından itibaren, kargalar kahvaltı etmeden çocuklar uykulu gözlerle okula gidecek, aç karnına!
www.twitter.com/naifkarabatak

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz her zaman yol gösterici olacaktır, teşekkürler