17 Temmuz 2012 Salı

Sloganlarla büyüyoruz!


Bu satırları dedem kaleme alsaydı veya babam yazmaya kalksaydı da benden farklı şeyler söylemeyeceklerine inanıyorum. Hani derler ya “ben kalktım..” ve devam ederdi, “CHP kurultay yapıyordu” diye ve öyle devam ederlerdi.

Âlemi ne sanırlar bilmem ama sloganları pek de afili…

Demokrasi var, her bir sloganda…

Demokratlığı bilirler mi bilmem ama sloganda var…

Baskı ve zulümle dolu geçmişlerine inat sloganların sıcaklığına sarılma var. (Gerçi hava sıcak ama olsun, kurultay salonu klimalı)

Çünkü CHP kurultay yapıyor…

Her zaman olduğu gibi…

Ben kaç yaşındaydım bilmiyorum ama hatırladığım kadarıyla neredeyse yıl, tarihleri değişse de seneye bir kurultay düşerdi…

Bazen iki gün arayla kurultay yaparlar, birisi tüzük olur, birisi çarşafa dolanır…

Çarşaf liste derler, listeyi bulamayıp çentik atarlar…

İki salonda birden kurultay yaparlar…

Kapıda ağır silahlı polisler, hatta askerler görev yapar…

Dışarıdan gelecek tehlikelere karşı değil, kendi kendilerine verecekleri zararı önleme adına…

Çünkü kavgasız kurultay, CHP’nin genlerine aykırı…

Hayat rutin gitmemeli…

Heyecan katılmalı…

Adrenalini yükseltmeli, dinç kalmalı…

Bu arada kafa kol kırılırsa da sorun değil, biz bu yolda ne şehitler verdik!

***

Anladığınız gibi CHP’de kurultay var…

Daha önce olduğu gibi, bir süre sonra olacağı gibi…

Afili laflar lazım böylesi günler için…

Parti içi muhalefeti susturmak ya da ikna etmek gerek…

Belki hangi muhalefeti susturacağınızı bilmezsiniz ama sonuçta hepsi potansiyel muhaliftir.

O zaman ne yaptığınızı söyleyerek işe başlamayacaksınız, başkalarının ne yaptığıyla veya yapmadığıyla ilgileneceksiniz. (Yardımcı olayım…)

Konuşma metninizde “kıçından gülme” bile eksik olmamalı, genel başkan çok seviyor.

Bol argo, bol küfürlü ve sağa sola sataşan bir metin hazırlanmalı.

Bunun için de Günyüzü görmemiş küfürleri bilen bir danışman işe alınmalı.

Ne yaptığınıza sakın girmemeli, muhalefetin aklına karpuz kabuğu düşürmemeli.

Sonra diğer partililere de mesaj vermek lazım…

Geçmişi her seferinde unutulmasını isteyerek…

Değişim yani değişim, boru değil ya!

Onun için işe kurultayın adıyla başlamakta fayda var.

“Demokrasi ve Değişim Kurultayı” dediğinizde çok fiyakalı olabilir.

Hem değişim iyidir, taşları sabit tutsanız da, koltuğa sıkı sıkıya sarılsanız da değişimi söyleyin, yutan çıkar…

Sonra “Demokrasiyi biz getirdik, biz yücelteceğiz” deyin, inanan olur…

Korkmayın canım, bu memlekette saf insanlarımız da var.

Hani demokrasiyi nereden getirip, nereye götürdüğünüzü soran nasılsa çıkmaz…

Siz de yutturursunuz bu ülkeye demokrasi getirdiğinizi…

Açık oy, gizli tasniften daha güzel demokrasi mi olur?

İstiklal Mahkemelerinde önce infaz, sonra yargılama ne de uyar…

Kafanızın tası atarsa Dersim’i bombalarsınız olur biter…

Sonra ne o işgal ülkesi miyiz ki, Arapça ezan, Arapça Kur’an okunuyor, bir çizmelik işi var, atın tekmeyi, değişin her şeyi…

Sonra “Emperyalizm ve taşeronluğa hayır” deyin, hiç kimsenin taşeronluğunu yapmadığınıza yürekten inananlara karşı…

“Milli irade hapsedilemez” deyin, darbelere ve Ergenekon’a destek verirken…

“Değişimi ancak devrimciler yapar” deyin ama sakın devrimcinin kim olduğunu sorgulatmaya müsaade etmeyin.

“Kindar değil özgür gençlik” isteyin ama kindar olmaları için de her yolu deneyin.

“Baskı ve zulüm düzeni CHP ile bitecek” deyin, nasılsa CHP iktidar olamayacak ve bu millet baskı ve zulmü tarihin tozlu raflarında unutacak…

***

Merak etmeyin ama…

Koltuk hırsı, sadece CHP’yi değil, bütün partilerin ayarını bozmaya yeterlidir.

Her dönemde yoksullar ezilecektir, mazlumlar sıkıntı çekecektir, mağdurların ismi pek değişmeyecektir…

Toklar hiçbir zaman açın halinden anlamayacaktır…

Savaş uçakları hep bizi bombalayacak, dört bir tarafta patlayan bombalar düzeni tesis etme adına atılacaktır…

Biz demokrasiyi de, demokratlığı da, açılımı da halk için değil, devletin bekası için yapan bir milletiz nasılsa…

Siz slogan söyleyin, gerisi teferruattan başka nedir ki!

Twitimden seçmeler
Beşer Esed’i canlı yayında savunan “yağcı” gazeteci, kalp krizinden ölmüş. Ne demişlerdi, Allah’ın sopası yok ki! :)))
www.twitter.com/naifkarabatak

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz her zaman yol gösterici olacaktır, teşekkürler