11 Temmuz 2012 Çarşamba

Site yöneticisi ve belediye başkanı-3

Dünden devam


Site yöneticiliği ile belediye başkanlarının misyon açısından benzerlikler gösterdiğini belirterek, yazıma devam ediyorum. Dünkü yazımda, A… Konutlarından Site Yöneticisinin bir belediye başkanı gibi hizmet verdiğini belirterek örnekler vermiş, son olarak Yaz Spor Okulları bile olduğunu söylemiştim.

Hem de sadece spor değil, dil de var.

İngilizce, Almanca, Fransızca dillerinin yanında, futbol, voleybol, basketbol, yüzme gibi spor aktiviteleri, bilgisayar gibi destekler ve eğitime farklı yaklaşımlar var.

Sitede ilaçlama, bahçe düzenleme, sulama ve bakımı öyle teknik yapılıyor ki, imrenmemek mümkün değil.

Site sakinlerinin rahatı için de her şey düşünülmüş, her türlü bağlantı sağlanmış.

Dilediğin saatte evinde ekmeği bulabiliyorsun, dilediğin saatte markete gitmeden alışverişi telefonla söyleyip, kapında buluyorsun.

Evde ufak tefek arıza olsa merak etmenize gerek yok, her türlü tamir ve bakım için de imkân var.

Kısaca site içinde yaşayanlar, normal hayatlarını sürdürmek için “dışarıya” ihtiyaç duymuyorlar ama dışarıdan da istediklerini alıyorlar.

***

Belediyelerin de esas görevi böyle bir şey olmalı.

Bu hizmeti yapmak için önce “hizmet etmeyi” seçmek gerekiyor.

Sonra ufku olan, yeniliğe açık, ekip kurabilen ve iyi organize eden her belediye başkanı bütün bu saydıklarımı çok kolay yapabilir.

Sitelerin veya kentlerin metrekaresi önemli değil, önemli olan “hizmet edebiliyor” olmaktır.

Yöneticilerin hedefinde insan vardır ve onların memnuniyeti, başarının çıtasını gösterir.

Aslında “iyi bir belediye başkanı” olmak çok kolay, kötü bir belediye başkanı olmaksa çok zordur.

Birçok belediye başkanı nedense zor olanı, yani “kötü” bir belediye başkanı olmak için uğraşırlar.

Kötülük, görev süresi boyunca hep eleştirilir, şaibeler ayyuka çıkar, hiçbir hizmet vermediği gibi, sürekli kendisi ve yakınlarının “malı götürmesi” dilden dile dolaşır.

Sadece “yargı” bilmez.

Çünkü bunun için izin gerekir, izin vermenin önünde bir engel vardır ya da siyasi görüşüne göre bu değişir.

Son günlerde AK Partili belediyelerle ilgili şaibeler had safhada.

Özellikle sosyal medyada belgeleriyle birlikte yayınlanan imar yolsuzlukları milyarları bulacak kadar yüksek rakamlarda…

Ama nedense AK Partili belediyelerde “şaibeler resmileşmiyor.” En azından “bu iddialar doğru mu?” diye araştırma bile yapılmıyor.

Bu kadar çok belediyeye sahip bir partinin, şaibesinin olması kadar doğal bir şey yoktur ama ortaya atılan iddialar korkunç boyutlara gelmişse, artık sokaktaki çocuk bile her şeyin farkındaysa ve hiçbir işlem yapılmıyorsa akla başka “ilişkiler” geliyor.

Bir süredir sosyal medyada İstanbul’un bir ilçe belediye başkanıyla ilgili yolsuzluk belgeleri yayınlanıyor, bu tür iddiaların birçok belediye için de yapıldığını biliyoruz.

Buna rağmen de “tık” yok.

Çünkü koruyanları var…

Adres göstermem gerekmez, ancak bu kadar ayyuka çıkmış yolsuzluklar, usulsüzlükler, haksız kazançlara yargıyı bir kenara bıraktık, AK Parti’nin sessiz kalması anlaşılır gibi değil.

Ama demek ki anlaşılıyor…

***

Bu arada konumuzla alakası yok ama özellikle AK Parti Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi’nin AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı’ndaki Yerel Yönetimlerden Sorumlu” görevinde olması “çok uzun süre” olmadı mı?

Yanlış anlaşılmasın şaibeli yerel yönetimleri “koruyan” arasında Tanrıverdi, elbette yok, olamaz, olması mümkün değil!

Bir daha söylüyorum, Hüseyin Tanrıverdi’nin yerel yönetimlerden sorumlu olmasının, AK Partili belediyelerdeki şaibeyle alakası yok, hani sadece ama sadece örnek verdim, yoksa kel alaka, ne alaka!

Ama önce Tanrıverdi değişmeli, sonra…

Kimseyi bulamadıysanız, A…. Konutlarının Site Müdürünü alın ve siz bu ülkeye hizmet nasıl yapılıyormuş görün…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz her zaman yol gösterici olacaktır, teşekkürler