29 Mayıs 2012 Salı

O biraz zor Tümamiral!


Önce aç bırakacaklarmış, milleti inim inim inleteceklermiş. Sonra çoluk çocuk demeden katledeceklermiş. Çok kişinin canı yanacakmış, herkes yurt dışına kaçmak için uğraşacakmış, belki iş savaş çıkarırlarmış, belki ekonomik krizle ülkeyi çökertirlermiş, ancak o zaman kurtulurlarmış.

Bunlar savaş filminden alıntılar değil, balyoz tutuklusu Tümamiral Cem Aziz Çakmak ile Tuğamiral Fatih Ilgar’ın internete düşen ses kayıtlarından anlaşıldığı kadarıyla özlemleri…

Ses kaydında, doğrusu çok önemli mesajlar olduğunu gördüm. Bu mesajlar, daha çok AK Parti ve diğer siyasi partiler için çok önemli.

“Bir insanın en zayıf olduğu zaman, kendine çok güvendiği zamandır” diye tümamiralimiz hatırlatmada bulunmuş. AK Parti’nin “kendine çok güvendiğini” ima edip, “zayıf düşeceğini” söylemiş. (Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bu sözü defalarca okumasını tavsiye ederim.) Çünkü kendileri de “çok güvendikleri” için zayıf düştükleri ikrarında bulunmuş.

Amiraller, iki yıl içinde “bir yasa değişikliğiyle” dışarıya çıkmayı planlıyorlar, belki bir yıl bile olabilirmiş…

Ve ondan sonra rövanşın çok kötü olacağını söyleyip, neler yapacaklarını sıralıyorlar…

İlki, “aç kalacaklar” diyor…

Çünkü ne kadar beceriksiz olduklarını kendileri de biliyor.

12 Eylül sonrası da milleti aç bırakmışlardı. Üç koyunu güdemeyen, ikiyle ikiyi toplayacak beyinleri olmayan insanlar ülkenin yönetimini ele geçirmişti. Belki de bilinçli yapıyorlardı. Öyle ya 170 ton altını çalarken hesap kitap yapmışlardı…

Millet aç kalacak, sefil olacak ve boynunu eğecek…

Sonra acı çektireceklermiş…

Her darbe döneminde yaptıkları gibi…

12 Eylül’den sonra yaptıkları işkencelerle çok can yaktılar ve sonunda bir terör örgütü ortaya çıktı. Çok sevdiler bu örgütü, ardından kendileri de Ergenekon diye bir terör örgütü kurdu…

Alışmışlardı, milletin parasını kullanıyor, silahını yere gömüyor, tanklarını Sincan’da yürütüyorlardı.

Daha sonra da “çoluk çocuk” demeden sokağa çıkacaklarını söylüyor…

Yakışır…

“Bebek Katili” unvanı, almak her babayiğidin harcı olmazsa gerek…

Esed’e de yakışıyor, bütün kanı bozuk olanlara da…

İş savaş çıkaracaklarmış…

Milleti bir birine kırdıracaklarmış…

Yapmadıkları bir şey değil zaten…

Avucumuza el bombası da koyarsınız belki…

Her şehrin girişinde kurduğunuz darağaçlarında sallanırız, onurumuzla…

Hatırlar mısınız, şerefsizlik yapmaya başlayan, bunu sürekli devam ettiriyordu ama bir yer kadar. Kaddafi’yi hatırlayın, Saddam’ı unutmayın, Mübarek’i düşünün, Esed’in sonuna bakın…

Adım adım yapılacakları saymaya başlayınca, sizin cibilliyetiniz ortaya dökülüyor ve bir insanın ne kadar aşağılık olabileceğini görüyoruz…

Çok gördük…

Başbakan astığınızı gördük mesela…

Hakaret edip, küfürler savurduğunuzu, hatta yetmeyip tokat attığınızı da gördük…

Şerefsiz olduktan sonra bir insanın neler yapabileceğini yanı başımızda, Suriye’de Beşer Esed’in yaptıklarından biliyoruz, babasının yaptıklarını da unutmadık…

Aynı şerefsizlerin Bosna’da neler yaptığını, Irak’ta, Halepçe’de insanların üzerine neler sıktıklarını gördük. Biz Bush’u da unutmadık…

Hiç merak etme Tümamiral, size o unvanı veren bizler, tarih boyunca sizin gibileri çok gördük. Ebu Cehillerin zulmünü yaşadık ama yılmadık…

Sizi İstiklal Mahkemelerinde çok gördük!

Sonra Dersim’de karşılaştık, insanlıktan çıkmış bir durumda bomba yağdırıyordunuz.

Aslında sizi Kubilay’ı şehit ederken de gördük biliyor musunuz?

Deniz Gezmiş’i asan da sizdiniz, Nazım Hikmet’i kovan da…

Said Nursi’ye çile çektiren de, Şeyh Sait’i isyan ettiren de…

Yabancı gelmiyorsunuz, çok tanıdıksınız ama hep iğrenerek baktıklarımızdansınız…

Sizi 28 Şubat’ta gördük…

27 Nisan’da tırsak halinize tanıklık ettik.

Ve biz sizi Silivri’de çok sevdik…

Umuyorum, bu ülkede adalet bir gün yerini bulacak ve siz oradan mezara doğru bir yol alacak, asla özgür kalamayacaksınız. Hasbelkader kalsanız da dışarıda size çanak tutacak bulamayacaksınız…

Hani Mandela’nın bir sözünü de söylemişsiniz ya; “Umut, özgürlük savaşçılarının can simididir” diye.

O özgürlük savaşçısı siz değilsiniz Tümamiral, siz değilsiniz. Siz esir edenler tarafındansınız, kalleş sınıfındasınız, hain olarak bilinenlerdensiniz.

O umut, bu milletin ruhunda var, “Ben ezelden beri hür doğdum, hür yaşarım” diye boşuna haykırmıyoruz…

Bakma sen, yurdun dört bir yanını işgal ettiğiniz zamanlarda borunuzu öttürüyordunuz…

Şimdi borunuz da kalmadı, zurnanız da, düdüğünüz de; Hepsini kırıp attık…

Artık bir şey yapamazsınız Tümamiral, iyisi mi, “iyi halden” birkaç ay yırtmaya bakın…

Hem siz bu hikâyeleri “Ergenekon’a inanmamakta direnenler”e söyleyin, biz sizi çok iyi tanıyoruz, hem de çok iyi…

Twitimden seçmeler
Hakem Heyeti, memur maaş zammını belirledi; 4+4 ve 3+3. Mübarek sanki zam değil, maçın skoru. Hükümetle sendikalar arasındaki maçın canım :)
www.twitter.com/naifkarabatak

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz her zaman yol gösterici olacaktır, teşekkürler