23 Ekim 2009 Cuma

Nemrut, Nemrut Olalı…

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın Adıyaman’ı ziyaret etmesinin üzerinden geçen bir haftalık zamana rağmen tartışması dinmediği gibi, bugüne kadar Malatya ile Adıyaman arasındaki gerginlik de had safhaya çıktı.

Konuya gelmeden, biraz özet aktarayım…

Bakan Günay, Nemrut Dağı’na iki yıl önce de çıkmıştı. Ancak bu defaki ziyaretinde heykellerin yıprandığını görünce Malatya tarafından gelen yolun zirveye kadar çıkmasına tepki göstererek, geçen yıl da talimat verildiği halde neden kapatılmadığını söyledi ve derhal yolun belli bir seviyeye kadar kapatılmasını istedi.

Bütün bunları sinirli bir üslupla söylediğinden Malatya’da farklı anlaşıldı, Adıyaman’da farklı…

Malatya basını ve siyasileri, bakanın konuşmasını “bu yolu tahrip edin” şeklinde algılayarak “Malatya sahipsiz değildir”e kadar işi götürdüler…

Adıyaman’da ise “Malatya’dan gelen yolu tamamen kapatın” şeklinde algılandığı görüldü.

Zaten yıllardır her iki il arasında zaman zaman nükseden “Nemrut Krizi” yeniden baş gösterdi.

Malatya milletvekilleri bakandan mektupla konuşmasına açıklık getirilmesi istendi.

Bu mektubu Güne Bakış Gazetemizde haber yaparken, “Malatya’nın etekleri tutuştu” diye başlık attım.

Ve Malatya’da kıyamet koptu…

Oysa o başlığı Nemrut’un eteklerine kadar Malatya tarafından giden yolun kapatılacağı amacıyla yazmıştım.

Yanlış algılandı…

İki ili kavga ettirmeye çalıştığım iddia edildi…

Beni tanımadıkları halde çok ağır ifadeler kullanarak yazılar yazıldı, haberler yapıldı, manşetimiz günlerce gazete ve televizyonlarda yer aldı…

En ağır ifadeleri kullanan Kanal Malatya Genel Müdürü Alişan Hayırlı’ya telefonda görüştüm, bu ifadeleri hak etmediğimi, yanlış düşündüklerini, fevri davrandıklarını, haksız oldukları halde haklı gibi davrandıklarını, iki ili boş yere karşı karşıya getirdiklerini söyledim.

Bana televizyonda bu konuyu tartışmaya davet etti, tereddüt etmeden kabul ettim ve Malatya’ya gittim.

Önceki gece haber saatinden sonra bir saat süren programda iki il arasındaki kavgayı konuştuk, güzel mesajlar verdik ve aldığımız tepkilere göre de seviyeli bir program oldu.

Gün boyu yapılan anonslar nedeniyle de program Malatya’da izlenme rekoru kırdı, çok olumlu tepkiler geldi ve işin uzatılmasının her iki ile de zarar verdiği söylendi.

Aslında bu konunun muhatapları bizler değildik.

Her iki ilin yöneticileri, sivil toplum örgütleri ve seyahat acentelerinden oluşacak bir platformda tartışılmasına zemin hazırlanmalı, Nemrut sorun olmaktan çıkarılarak, kazanç kapısı olması sağlanmalıdır diye düşünüyorum.

Dün ise Zaman Gazetesi benimle bir söyleşi yaparak, “Malatya’nın Etekleri Tutuştu” manşetini atmamdaki sebebi ve sonrasındaki süreci anlattım.

Malatya’da bakanın açıklamaları ve gazetemizin manşeti yoğun bir şekilde gündemi işgal ettiği halde, aslında Adıyaman’da bir sakinlik olduğu da su götürmez bir gerçek. Malatya’nın internet siteleri hararetli şekilde konuyu tartışırken, Adıyaman’da deyim yerindeyse “tık” yok…

Konuyla ilgili en kapsamlı açıklamayı Akalp Başkanı Zeki Dişkaya yaptı. Sadece bu açıklama gazetelerde yer aldı, yorumcular bile konuyu gündemine almadı.

Doğrusu Adıyaman tarafının konuya temkinli yaklaştığını söylemek yanlış olmaz.

Peki Malatya’yı bu kadar kızdıran neydi?

Malatya, çıkmaz sokak konumunda olan Pütürge ilçesine bir kapı aralayıp, buradan da Nemrut’a ve Adıyaman’a geçiş sağlayarak hem turizmden kazanmak, hem Adıyaman ve diğer illere kolay ulaşmak istiyor.

Görünürde masum istek…

Ama Adıyaman, zaten kıt olan turizm gelirini komşuya kaptırmak istemiyor. Üstelik de Malatya, Nemrut’a turist getirmekle kalmıyor, Nemrut’u sahiplenir bir konuma giriyor.

İşte Malatya ile Adıyaman arasındaki esas kavganın nedeni “sahiplenme” nedeniyledir.

Yoksa tarihi eserler elbette ülkenin zenginliğidir, her il turistleri Nemrut’a götürebilir, bundan para kazanır.

Bunu yaparken, “Nemrut-Adıyaman” diye tanıtım yapılsa ortada sorun kalacağını sanmıyorum.

O kadar basit ki, tanıtım broşürlerinde, haritalarda, cd’lerde.. hasılı tüm materyallerde gerçek yazılsın, o bize yeter.

Yoksa inanın Nemrut, Nemrut olalı böyle bir çekişme görmedi. O nedenle de bu kısır çekişme bir an önce son bulmalı…

Bunun için her iki ilin yetkililerine sorumluluk düşüyor. Oluşturun platformu, tartışalım ve kardeşçe yaşayalım…

***

Not: Malatya’ya sevgili dostum Erdal Özkaynar, Ahmet Arslantaş ve Mustafa Aloğlu’yla gittik.

Malatya’da sevgili Hamit Özpolat bize eşlik etti.

Bir şey olacağından değil ama yine de televizyonda güvenlik tedbiri alınmıştı. Bu nedenle bana eşlik eden dostlarıma ve Kanal Malatya yöneticilerine ve Malatya Emniyet Müdürlüğü’ne teşekkür ediyorum.

Naif Karabatak
23 Ekim 2009